Antik Pers Diplomasisi

Persler, Hint-Avrupa dilinin İran koluna bağlı olan Persçe (Eski Farsça) konuşan kavim olup, M.Ö. 1200 civarında bugünkü İran’a yerleştikleri iddia edilmektedir. Persler hakkında kesin kaynaklar Assur metinlerinde bulunmakta olup, kendilerini Aryan olarak adlandırmaktadırlar. Günümüzde İran adı da buradan gelmektedir. Pers Krallığı yine Aryan kökenli olan Med Krallığı’ndan doğmuştur. Zira ilk Pers kralı olan Kiros (Yunancada Kyros) son Med kralı Astyages’in (M.Ö 585-550) torunu ve Persis / Anşan (Günümüzde İran’ın Fars eyaleti) valisidir. Dedesine karşı isyan ettiğinde Med aşiretleri ve ordusu onun tarafına geçmiştir.

Pers Kralı Kiros

Persler, kısa bir zaman içinde Medlerin mirasını devralarak büyük bir imparatorluk kurmuşlardır. Perslerle akraba olan Medler bu devletin temel bileşeni olmaya ve yönetime katılmaya devam etmişlerdir. Aslında bu devleti bir Med-Pers Konfederasyonu olarak görmek de mümkündür. Yunan yazarların Perslere ısrarla Med demesinin bir nedeni belki de budur. Nitekim Romalı coğrafyacı Strabon’un da tanıklığıyla Medlerin ve Perslerin aynı dil ve kültüre sahip olduğu bilinmektedir. [1]

Yakın Doğu’daki otorite dağınıklığını fırsat bilen Kumaş M.Ö. 539’da Babil devletine son vererek Filistin’e kadar tüm Babil topraklarına hakim olmuştur. Daha bu dönemde Perslerin bir dünya imparatorluğu kurma fikrine sahip olduğu görülmektedir. Kumaş kendisine kitabelerde: ‘’Büyük Kral, (hişayadiya hişayadiyanam) Persler Kralı, Anşan Kralı, Medya Kralı, Babil Kralı, Sümer ve Akad Kralı, Dünyanın dört bir köşesinin Kralı’’ olarak tanımlamıştır. Perslerin kaya kitabeleri imparatorluk fikrine uygun olarak dönemin geçerli bütün dillerinde (Persçe, Babilce, Elamca) yazılmıştır. Resmi arşivler, vergilendirmeler ve ticari yazışmalarda ayrıca Yakın Doğu’nun linguas francası olan Aramice kullanılmıştır. [2]

Kuraş’ın Babil’de kölelere ve sürgünlere özgürlük sağlamak için yayınladığı Kyros Silindiri (The Cyrus Cylinder) olarak bilinen ferman tarihteki “ilk insan hakları beyannamesi” olarak kabul edilmektedir. Metnin genel kabul gören çevirisi şöyledir:

‘’İmparatorluğumda yaşayan ulusların geleneklerine ve dinlerine saygı duyulacağını ve ben yaşadığım sürece yöneticilerimin ve astlarının onları aşağılamalarına ya da onlara hakaret etmelerine izin vermeyeceğimi bildiriyorum. Bundan sonra Tanrı Ahuramazda yönetmeme izin verdiği sürece, gücümü hiçbir ulusa zorla empoze etmeyeceğim. Her biri benim iktidarımı kabul edip etmemekte özgürdür ve eğer bunlardan herhangi biri onu reddederse, onlara karşı asla savaş açmayacağım’’. [3] [4]

Cyrus Silindiri

Heredot’un aksine Yunan olmayan kaynaklar Perslerin yumuşak diplomasisinin kültürel olarak diğer halklar üzerinde pozitif etki yarattığını söyler. Persler diğer uygarlıklardan farklı olarak hakimiyetlerinde barındırdıkları halkların kültürlerine karşı duyarlılık yanaşmış ve böylece toplumdaki olası çatlaklıklara karşı farkındalık yaratmışlar. Persler merkeziyetçi ve adem-i merkeziyetçi yönetim biçimleri arasında kusursuz bir denge oluşturarak farklı bir yönetim sentezi ile hakimiyetlerini sürdürmüşlerdir. Yunanlar yerel kültürlere karşı hoşgörü sebebi ile tolerans gösterse de, Persler bu diplomasiyi kendi ırklarını korumak ve safkanlarını sürdürebilmek için de uygulamışlardır. Yabancıları kendilerine entegre etmeden, sadece yöneterek Persler iki yüz yıla yakın sürede geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. [5]

Perslerin diplomasideki farklılıklarının esas sebeplerinden biri de Zerdüştlük dinidir. Zerdüştlük dini temel olarak hakikatin sürmesi gerektiği inancını taşımaktadır. Zerdüşte ithaf edilen gataları içeren, Avestanın birinci ve en eski bölümü Yasna’da yazılmaktadır:

Uyanmış ruhu doğru düşünce ve davranışla korumalıyım. Çünkü Ahura Mazda’nın yaptıklarımın karşılığını vereceğini biliyorum. Gücüm olduğu ve yettiği sürece herkese doğruyu ve hakkı aramayı öğreteceğim. [6] [6.1]

Ahunuvaiti Gatha, Yasna 28

Yalan dünyası istediğine ulaşsa da, elbet ardınca mağlubiyete uğrayacak. İşte o zaman doğruluktan yana olanlar vaat edilen yurda – İyi aklın, Gerçeğin ve Hikmetli Gücün (Tanrı Ahura Mazda) yurduna alınacak.[7]

Ahunuvaiti Gatha, Yasna 30

Yasna 30’a göre düşünce aleminde iki mücevher – iyi düşünce ve kötü düşünce ortaya çıktı. Hakikat insanları iyi düşünceyi seçtiler. Daha sonra bu iki mücevher dünyada varlık ve yokluğun temelini attılar. Buna ilişkin olarak hesap gününde iyi düşünceyi seçenlere iyi yaşam alanı verilirken, yalancılara en kötü hayat yaşatılacaktı (Yasna 30.4). [7.1]

Zerdüştlük dininde ahit, yemin ve anlaşmalardan sorumlu olan ilahi varlık Mithra, sözleşmelere uyulmasını denetler ve her şeyi görür. [8] İnançtan kaynaklı olsa gerek Persler imzaladıkları bir çok barış antlaşmalarına sadık kalmıştır. Şu da bir gerçektir ki, Persler diğer uygarlıklar gibi savaşçı ve sert imaja sahip olmuşlar. Fakat diğer uygarlıklara nazaran bakıcak olursak Pers Uygarlığı tarihte eşi benzeri az rastlanan, barışçıl, insan haklarına önem veren diplomasi yürütmüştür.

Tunjay Guliyev 

Lisans öğrencisi-Koç Üniversitesi


Kaynaklar

[1] Diplomasi Tarihi I (Barış Özdal 2020; p.142)

[2] Antik Pers Tarihi (Josef Wiesehöfer) (Turkish Translate: Mehmet Ali İnci 2005; p.31)

[3] The Cyrus Cylinder – The King of Persia’s Proclamation from Ancient Babylon (Irving Finkel) (Published by I.B.Tauris & Co.Ltd 2013; p.3-7)

[4] https://www.livius.org/sources/content/cyrus-cylinder/cyrus-cylinder-translation/

[5] Cohen, R.2001. “The Great Tradition: The Spread of Diplomacy in the Ancient World.” – Diplomacy and Statecraft 12.1: 23-28

[6] Avesta: Parçalar (İsmayil Şems; p.61) (2020)

[7] Avesta: Parçalar (İsmayil Şems; p.67) (2020)

[6.1] https://www.zarathushtra.com/z/gatha/dji/yasna28.htm

[7.1] https://www.zarathushtra.com/z/gatha/dji/yasna30.htm

[8] Antik Pers Tarihi (Josef Wiesehöfer) (Turkish Translate: Mehmet Ali İnci 2005; p.44, 61)

Tuncay Guliyev Koç Üniversitesinde Lisans çalışmalarını sürdürmektedir. Ana dili Azerice olan Tuncay, ileri seviyeside İngilizce ve Türkçe bilmektedir Tuncay'ın akademik ilgi alanları; Diplomasi, Azerbaycan dış politikası, Azerbaycan-İran ilişkileri, Kafkasya ve İran siyasi tarihi ve siyasi felsefe olarak öne çıkmaktadır. [ View all posts ]

Comments

Be the first to comment on this article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Go to TOP