Rusya’nın Kosova’yı Tanıması Sırp Demokrasisini Nasıl Etkiler?

Uluslararası ilişkilerde, özellikle realist öğretiye göre devletler her daim güçlerini artırma peşindedirler. Raison d’etat, yani ulusal çıkarların neyi gerektirdiklerine göre hareket etme her ülkenin doğasında olan bir durumdur. Ancak çıkarlarını uluslararası arenada güderken, belki de farkında olmadan komşusu bile olmayan ülkelerdeki iç siyaseti etkileyebilirler. Buna yakın zamandaki en güzel örneklerden biri de BM’nin Donbas’taki ayrılıkçıları tanıması için Putin’in Kosova’nın Rusya tarafından tanınmasını pazarlık masasına koyması olarak karşımıza çıkıyor.

2022 senesinde Rusya’nın Ukrayna’yı işgali başlayınca, Ukraynalı mültecilerin duraklarından birisi Sırbistan oldu. Ancak Sırbistan halkının çoğu, dönemin Sırp Cumhurbaşkanı Milosevic’in Kosova toprakları işgal kararının ardından, 1999’da NATO’nun Yugoslav topraklarında başlattığı büyük çaplı bombardımanı hatırlıyorlar. Bu operasyonun ardından, Kosova bağımsız bir devlet olarak 97 BM ülkesi tarafından tanınmış, ancak Sırbistan da o dönem de büyük siyasi ve ekonomik sıkıntılar içerisine girmişti. Mevcut Cumhurbaşkanı Vucic’in, Rusya’ya karşı NATO’nun yaptığı yaptırımları desteklememesinin ardında da bu tarihsel arka plan var (Brkic, 2022).

Kremlin ile yakın ilişkileri olan Sırbistan’ın sağcı popülist lideri Vucic, 2014’ten beri ülkeyi yönetiyor. Bu süreçte ülkede demokrasinin altı kazıldı, hukukun üstünlüğü ilkesi yok sayıldı, bütün devlet kurumları kayırmacılık ile Vucic’in partisi SNS’ten olanlarla dolduruldu. 2022’nin Nisan ayında yapılan seçimlerde SNS tekrar en büyük parti oldu ve Vucic yeniden Cumhurbaşkanı seçilerek gücünü konsolide etti (Bechev, 2022).

Ancak bu durum bir sonraki seçimlerde, aşırı sağ ve merkez sağdaki seçmenin Vucic’e oy vermeyi reddetmesi ile değişebilir. Rus işgali Putin’in beklediğinden çok uzak ilerlemesi, bazı kazanımlar için Putin’i diplomasiye yöneltiyor. Bu bağlamda, Putin’in Kosova’yı tanımasına karşılık, BM’den Donbas’ın tanınmasını beklemesi dikkat çekici bir gelişme, çünkü Vucic’e bir sonraki seçimde önemli bir oy kaybına sebebiyet verdirebilir. Vucic’in seçmen kitlesi, Kosova’ya karşı tutum besleyen, aşırı milliyetçileri de barındırıyor. BM’nin bu anlaşmayı kabul etmesi düşük bir ihtimal olarak görünse de bunun Vucic’e vereceği zarar aşikar. Bu gelişmeler, Sırbistan’da demokratik gelişmelere de sebebiyet verebilir (Vladisavljevic & Krstić, 2021).

Putin’in geliştirdiği siyaset işlerse, aşırı sağ ve merkez sağdan seçmenlerin SNS’ten kopması tahayyül edilebiliyor. Bu da Sırbistan’daki siyasetin muhalefet lehine el değiştirmesi olarak sonuçlanabilir. Başka bir deyişle, Putin istemeden Vucic’e oy kaybettirebilir ve Sırbistan’ı rekabetçi otoriter rejimden uzaklaştırarak demokratikleşmenin önünü açabilir. Bu kesinlikle Balkan siyaseti için çok ilginç olur, çünkü bu şekilde Rusya’nın, Balkanlar’daki en önemli müttefiklerinden birini kaybetmesi muhtemel hale gelecek gibi duruyor (Bunce & Wolchik, 2010) .

Sırbistan’ın muhalefeti ciddi şekilde parçalanmış ve örgütlenmemiş olduğu sürece, Sırp rekabetçi otoriterliği Vucic önderliğinde devam edecek. Ayrıca, Nisan ayındaki seçim sonuçlarına göre Vucic’in oylarının çoğunluğu merkezden ve aşırı sağdan geldi. Dolayısıyla muhalefetin Vucic’i terk etmesi için bu yönelimde olan seçmenlere ihtiyacı var. Sırbistan’daki mevcut siyasi ortamı ele aldığımızda muhalefetin en güçlü kozu olarak öne çıktığından ötürü Putin’in Kosova politikasına oldukça önem veriyorum. Rus Devlet Başkanı 2014’te Kırım’ın işgalini NATO’nun 1999’da Yugoslavya’yı işgali ile ilişkilendirerek dış politikada karşılıklılık kavramının sıkı bir uygulayıcısı olduğunu gösterdi. 2022 Ukrayna işgali de esasında bu yıkıcı politikanın devamıydı. Ancak Putin, Ukrayna’da istediğini elde edemeyince karşılıklılıktan kazan-kazan stratejisine geçiş yapmış olduğu aşikar. Bu noktada görünen o ki en büyük kaybeden Vucic olacak. Vucic’in felaketi olacak bu olası gelişme, Sırp halkının demokratik kazanımlar elde etmesinin yolunu açabilir.

Muhammed F. Çetinkaya

Yüksek Lisans Öğrencisi-Boston University Pardee School of Global Studies

Kaynakça

Bechev, D. (2022, April 5). Serbia’s Vucic proved he is here to stay. Elections | Al Jazeera. Retrieved May 4, 2022, from https://www.aljazeera.com/opinions/2022/4/5/serbias-vucic-proved-that-he-is-here-to-stay

Bunce, V. J., & Wolchik, S. L. (2009). Defeating dictators: Electoral change and stability in competitive authoritarian regimes. World Politics, 62(1), 43–86. https://doi.org/10.1017/s0043887109990207

Brkic, B. (2022, March 3). Russia’s war in Ukraine leaves Serbia stuck between a rock and a hard place. euronews. Retrieved May 23, 2022, from https://www.euronews.com/my-europe/2022/03/03/russia-s-war-in-ukraine-leaves-serbia-stuck-between-a-rock-and-a-hard-place

Vladisavljevic, N. & Krstić, A. (2021). Competitive Authoritarianism and Populism in Serbia under Vučić in Political Cartoons.

2022 senesinde Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olmuştur. Lisans eğitimi döneminde Tarih bölümünde Yandal yapmış, Diplomasi ve Uluslararası Politik Ekonomi alanında uzmanlaşma programlarını tamamlamıştır. Boston Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler alanında Yüksek Lisans çalışmalarına devam etmektedir. Akademik ilgi alanları arasında Türkiye-İsrail ilişkileri, Diplomasi, Türk Dış Politikası, İç Savaş Dönemi Amerikan Tarihi ve Orta Doğu çalışmaları yer almaktadır. İleri seviyede İngilizce ve orta seviyede İspanyolca bilmektedir. [ View all posts ]

Comments

Be the first to comment on this article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Go to TOP